Tbmm başkanı şentop: türkiye’de kötümser ve karamsar bir kesim var (3)

TRAKYA ÜNEVERSİTESİ’NİN AKADEMİK YILI AÇILIŞINA KATILDITBMM Başkanı Mustafa Şentop, Trakya Üniversitesi’nin akademik yılı açılışına katılmak üzere geldiği Edirne’de Vali Ekrem Canalp, Belediye Başkanı Recep Gürkan, Rektör Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu’nca karşılandı. Akademik yılı açılışı öncesinde ünlü klarnet sanatçısı Serkan Çağrı, Trakya Üniversitesi Balkan Senfoni Orkestrası ile birlikte bir konser verdi.Şentop, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmasında, eğitimin özellikle de üniversite eğitiminin bugünkü modern dünyanın, hem prestij bakımından hem de teorik ve pratik toplumsal gereklilik bakımından olmazsa olmaz temel kurumu olduğunu belirterek, şöyle dedi: ?’Akademik camianın ve gençlerimizin yakından müşahede ettiği gibi bugün ülkemizde son 20 yılda açılan üniversite ve yüksek okulların sayısı, bu alandaki nitel ve nicel atılımlar, cumhuriyet tarihimizin bütünü içinde özel ağırlıklı bir yere sahiptir. 207 üniversitemiz var. Her alanda olduğu gibi bu alanda da elbette eleştiriler yapılabilir ve yapılmalıdır da. Ama bu tartışmalar, benim de hukuk bilimi alanında bir üyesi olduğum akademik dünyanın temel hakikatini değiştirmez. İnsan başından beri bu evrende soru soran ve buna cevap arayan, düşünen, akliden, bazı sonuçlara varan, bazen bu sonuçlardan yola çıkıp başka sorulara, başka cevaplara yelken açan canlıdır. Disipliner ve bir usule dayalı bilgiye, ilme, araştırmaya, deneye, felsefeye, mantığa, teolojiye, gökbilimine, fiziğe, kimyaya, edebiyata, mimariye. Velhasıl bütün bir fizik ve metafizik alana ilişkin tecessüslerin, buluşların, sonuçların ve yeni başlangıçların merkezinde insan vardır; Öğreten bir insan ve öğrenmeye talip olan başka bir insan. İşte bu iki farklı cephedeki insanın buluştuğu, karşılaştığı ve birinin diğerine belirli bir alandaki ilmi veya bilimsel üst düzey birikimi aktardığı varsayılan mekanın adı üniversitedir. Siyasetten uluslararası ilişkilere, biyolojiden psikolojiye, farmakolojiden felsefeye hangi şubede ilerlemek, uzmanlaşmak istiyorsanız, ilgili fakülteye gidip kayıt yaptırmak ve sonra ilerlemek, ilerlemek. Araştırmacılar, dünyanın ilk üniversitesinin 859 yılında Emeviler döneminde Fas’ta kurulduğunu belirtiyor. Bugün Devlet Üniversitesi olan ve Karaviyyin adını taşıyan bu üniversitenin dünyanın en eski diploma veren eğitim kurumu olduğu ve kurucusunun da bir kadın olduğunu belirtmek isterim.”ZOR ZAMANLARDAYIZ’Akademik dünyanın geçirdiği evreler ve akademiye hakim olan, olması gereken ilkeler bakımından tarihsel süreç içerisinde sayısız tartışmalar yaşandığına vurgu yapan Şentop, ‘Bilimsel olan kutsal olan demek değildir. Bilimsel olan, zaten özü itibariyle yanlışlanabilir olandır. Bugün gelinen noktada sorulması gereken soru şudur, ‘Her türlü bilimsel bilgi, gelişmesinin son aşaması, insana, diğer canlılara ve doğaya olumlu bir katkı mı vermekte? Yoksa artık temel gündem olan iklim değişikliği sebebiyle içinde yaşadığımız dünyanın her şeyine zarar veren, onu tahrif ve tahrip eden bir gelişmenin, daha doğru ifade bir yok oluşun önünü mü açmaktadır?’ Dünyayı 15 defa yok edecek nükleer silah stokuna sahip bir dünyada, bütün bir insanlık olarak acaba güvenlikten, adaletten ne kadar söz edebiliriz?Bugün geldiğimiz noktada yapay zekayı, insanın yerini alacak robotları ve siber hayatın ayrıntılarını konuşuyoruz. Ama aynı zamanda büyük sellerden, söndürülemeyen yangınlardan, karşı konulamayan kasırgalardan ve topyekun yaşamsal bir gelecek endişesinden de bahsediyoruz. Zor zamanlardayız ve üniversiteler, farklı disiplinler aracılığıyla bu zorluklar karşısında bize yeni kapılar, pencereler açabilir mi? Hakikatle, umutla, sevinçle, adaletle insanın bağlarını biraz daha sıklaştırabilir mi? Cevabını aradığımız soru bu. Üniversitelerimiz, andığım bağları kurma yolunda sizleri motive ettikçe ve sizin yüksek enerjinizi ülkemiz için, gezegenimiz için bir atılım ruhuna dönüştürmeyi başardıkça hepimiz kazanacağız. Ortaya çıkacak olan yeni anlamlar, yeni düşünce ve uygulamalar hepimizi daha iyi bir dünyada yaşadığımız duygusuna ulaştıracak’ dedi.’ADALET KASRI’ VURGUSUCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de yaptığı konuşmaya değinen Şentop, ‘Edirne’de ne var? Adalet Kasrı var. Bugün BM yapısındaki veto hakkına sahip 5 ülkenin varlığını tartışma konusu yapan ve bunu her genel kurulda yüksek sesle dile getiren Sayın Cumhurbaşkanımız son konuşmasında da Türkiye’nin heyecanını ortaya koymuş oldu. İşte küresel adalet arayışımızı her küresel platformda haykırmamızın somut temeli de yüzyıllar önce Edirne’deki Adalet Kasrı’nda tecelli etmiştir. Edirne’de bir dönem üst düzey sağlık hizmetlerinin sunulduğu Şifahane var. O Şifahane ki müzikle tedavi gibi bir metot bile ta o zaman yürürlüğe girmiş. Biliyorsunuz bugün bu değerli eserimiz bir müze olarak bizi geçmişe götürüyor. Edirne’de dünyanın sayılı anıt eserlerinden Selimiye gibi bir mimari şaheser var. Muhteşem köprüler var, kervansaraylar var, dini mimarinin, sivil mimarinin harika örnekleri var. Edirne’ye mahsus değerli el sanatları var. ve işte Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere uluslararası binlerce üniversite öğrencisine hizmet veren Trakya Üniversitemiz var. Her türlü sosyal ve fizik altyapıya sahip bu üniversitemizin değerini bilelim. Elbette Üniversite yönetimi de heyecan, umut, iyimserlik dolu siz gençlerimizin değerini bilecek ve Türkiye’miz için hep birlikte iyilik, merhamet ve insanlık için umut dolu bir geleceği birlikte inşa ettik, ediyoruz ve hep edeceğiz’ diye konuştu.’BUNU HEBA ETMEK ACIMASIZLIK OLUR’Konuşmasının son bölümünde, üniversiteye başlayan ve mezun olanları kutlayan Şentop, şunları söyledi: ‘Bizim en büyük zenginliğimiz insan zenginliğimizdir, gençliğimiz ve dinamizmimizdir. Bunu heba etmek acımasızlık olur. El ele, her türlü yapay gündemin uzağında sağlam bir bakış ve duruşla yürümek zorundayız. Yeni zamanlar, yeni fikirlerin ve bakışların da zamanı. Hz. Mevlana’nın dediği gibi, ‘Yeni şeyler söyleyecek ve donmadan, bulanmadan akacağız.’ Bugün bilgiye ulaşmak çok kolay. Dünyanın bütün kütüphaneleri, güncel bilgi akışları. Her şey cebimizde. Birkaç tuşla eskiden hayal edemeyeceğimiz hızda bilgiye ulaşmak mümkün. Ama aynı zamanda korkunç bir bilgi kirliliği ve bilgi çöpünün de merkezi orası. Çöpleri ayıklayıp gerçek bilgiye ulaşmak, doğru analizler yapmak büyük çaba istiyor. ‘Usul esasa mukaddemdir’ diye bir ilke var. Demek ki önce doğru usulü, yöntemi öğreneceğiz, sonra içerikle ilgileneceğiz. Sonrası kendiliğinden gelir. Bilgiyi ayıklamayı bilmiyorsanız, bilgi sizi yutar. O yüzden zaman kaybını önlemek, yanlış yollara girmemek için, önce yöntem, önce metodoloji. Üniversitelerimiz temelde bunu verir ve bunun üzerine sağlıklı bilgi inşa edilir. 2019- 2020 akademik yılın açılışını yaparken; cehaletin, önyargının, boş vermişliğin, umursamazlığın kapılarını da ebediyen kapatmayı unutmayalım. Bunu yapabileceğimize inanıyorum.’3 METRELIK SELİMİYE TABLOSUTrakya Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erhan Tabakoğlu, konuşmasının ardından Şentop’a Edirne’nin en önemli simgesi Selimi Camii’nin 3 metre uzunluk, 2 metre genişliğe sahip tablosunu hediye etti.TED KOLEJİ AÇILIŞINI YAPTITBMM Başkanı Mustafa Şentop, Edirne’de Trakya Üniversitesi’nin akademik yılına katılmadan önce TED Koleji’nin açılışını gerçekleştirdi. Düzenli ve zorunlu eğitimin dünya tarihindeki yerinin çok eski olmadığını söyleyen Şentop, ‘Bununla birlikte artık eğitimsiz bir hayat, hele de bizim ülkemizde düşünülemez. ‘Beşikten mezara kadar ilim’ sözünün dolaştığı bir toplumda esasen bu alana ilişkin düşünceler net ve berraktır. Fakat nasıl bir eğitim? İşte meselenin düğümlendiği yer burası. Pozitivist dünyanın eğitim model ve tartışmaları artık çok geride kaldı. Bir adı da bilgi toplumu olan çağımızda eğitime yüklenen ve ondan beklenen perspektifler çok değişti. Bilgiye dayalı uluslararası rekabetin yıkıcı dünyasında eğitim artık bir durum değil, duruş biçimi. Küresel rekabetin eğitim otoriteleri artık en iyisini, en hızlısını, en donanımlısını talep ediyor. Bunu öğrencileri ile birlikte sağlayabilen orta öğretim ve akademi dünyası; Yalnızca kendisine prestijli bir yer edinmekle kalmıyor, ayrıca ülkesine ve hatta Dünyaya yön verecek beyinleri de hazırlamış oluyor’ dedi.Eğitimin yalnızca okulda alınmayacağına vurgu yapan Şentop, ‘Eğitim yalnızca okullarda alınmaz. Hatta denmiştir ki ‘yalnızca okuldaki eğitimle yetinen çocuk, cahil bir çocuktur’. Okul diploma verir. Ama diplomayla birlikte sağlıklı işleyen, analiz ve çıkarımlar yapabilen bir mantık ve bakış açısı vermemişse, bu eğitim sistemini tartışabilir. Müziğin, resmin, sanatın da iç dünyamızı eğittiğini, dünyanın sanatla edebiyatla daha tahammül edilebilir bir yer olduğunu akıldan çıkarmayalım. Aynı zamanda boğulmadan zihnimiz için neşeli, cesur, anlamlı ve bilgelikle çizilmiş yol haritaları sunmalı. İki dersin arasına teneffüs, yani nefes alma derken bir defa daha düşünmeliyiz? Yoksa derslerde boğuluyor muyuz? Ki, nefes alma aralığına ihtiyaç duyuyoruz. Okul bizi bilgi yönünden zenginleştirebilir ama ruhumuzu zenginleştirecek şey çoğu zaman arkadaşlarımızdır, ders dışında da eğilmemiz gereken, dünyayı zenginleştiren sonsuz sayıdaki kitaplardır. Arkadaşlarınızla sınıftan sınıfa süren dostluk, ileride nasıl anılarınız olacaksa, kitaplarla, fikirlerle zihnen kurduğunuz yol arkadaşlığı da zihninizin ve duygularınızın anılarına dönüşecektir’ dedi.TBMM Başkanı Şentop, Edirne’de daha sonra sivil toplum örgütü temsilcileriyle basına kapalı toplantıda bir araya geldi.

Bir önceki yazımız olan TBMM Başkanı Şentop Edirne'de başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir