Karaağaç kabağı festivalle tanıtılacak

Edirne’de sonbaharda yapılan hasat sonrası tezgahları süsleyen Karaağaç kabağı adına festival düzenlenecek.Karaağaç Mahallesi, kentin sayfiye alanı olmasının yanında tarım ürünleriyle dikkati çekiyor. Mahallede, Ayşekadın fasulyesi, ciğerin garnitürü Karaağaç biberinin yanı sıra İstanbul’un ünlü lokantaları ve tatlıcıları tarafından özellikle tercih edilen kabaklar yetişiyor.Kentte, sonbahardaki hasat döneminde tezgahları Karaağaç kabağı süslüyor.Edirne Tanıtım ve Turizm Derneğince, ‘kestane’ ve ‘bal kabağı’ cinslerinde üretilen kabağın daha fazla tanıtılması için ‘Karaağaç Kabak Festivali’ düzenlenmesi planlanıyor.Dernek Başkanı Bülent Bacıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meşhur Karaağaç kabağının tanıtılmasına yönelik çalışmaları hızlandırdıklarını söyledi.Kabağı ‘turistik değer’ olarak daha fazla öne çıkaracaklarını anlatan Bacıoğlu, ‘Kasımda kabak hasadının olduğu dönemde kabak lezzetlerinin ön plana çıkarıldığı, kabağın görsel figür olarak sanatsal boyutunun da sergilendiği bir kabak festivali düzenlemek için çalışmalara başladık.’ dedi.- ‘Hakiki, yerli tohum kullanıyoruz’Üreticilerden Recep Atik ise 25 yıldır Karaağaç’ta kabak yetiştirdiğini belirtti.Hakiki, yerli tohum kullandıklarını dile getiren Atik, şunları kaydetti: ‘Karaağaç kabağına Yunan ve Bulgarlar yoğun talep gösteriyor. Bulgaristan’da düzenlenen yemek yarışmasına katıldım. Yetiştirdiğim kabaklar birinci oldu. Bölgede diğer çiftçi arkadaşlarımızla toplam 150 dönümde kabak yetiştiriyoruz. Lezzeti çok iyi. Türkiye’nin birçok yerinde kabak yetişiyor ama Karaağaç kabağının tadı farklı. Çünkü topraklarımız mil, yumuşak toprak. Dönümü en az 2-2,5 ton veriyor. Bugüne kadar yetiştirdiğim en büyük kabak 45 kilogramdı.’Turistlerin ilgisi çokSınır kapısı yolunda tezgahta satış yapan Hüseyin Kurulu da 50 yıldır Karaağaç’ta ürettiği kabakları sattığını söyledi.Kabak yetiştiriciliğiyle evlatlarını okuttuğunu, evini geçindirdiğini anlatan Kurulu, ‘Kabaklarımızın farkı, yerli tohum. Neneden, dededen sonra bizler devam ettirdik. Bizden sonra yerli tohumla üretimi çocuklarımız sürdürecek. Yunan turistler ve günübirlik İstanbul’dan Edirne’ye gezmeye gelenler ilgi gösteriyor. Çorbası, yemeği, tatlısı, böreği her şeyi olur. Tezgaha uğrayan kabağını alıp evine öyle dönüyor.’ dedi.

Bir önceki yazımız olan Edirne'de 'Türkçenin Uluslararası Şiir Şöleni' başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir